Travma, gündelik işleyişte aksamaya neden olan, daha çok beklenmedik bir şekilde gelişen, yoğun kaygı, dehşet ve paniğin eşlik ettiği olaylara psikolojik travma yaşantıları denilebilmektedir. Travma anında bireyde en önce kontrol algısı zarar görmektedir. Otobanda hızla araba kullanırken direksiyonunuzun kilitlendiğini hayal edin. Artık kontrol sizden çıkmıştır. Böylesi durumlarda beyin kendisini koruma amacıyla anlık tepkiler vermektedir. (savaşma- donma – kaçma). Travmatik anıda insan, yaşamını koruma aracılığıyla adaptif bilgi işleme sürecini devre dışı bırakmaktadır. Normal koşullarda işlemlenemeyen bu anılar, hayatın başka bir alanında tetiklendiğinde, kişi kendisini bir anda travmatik anı tekrar yaşıyormuş gibi bulur. Neticesinde verilen tepkiler de orantısız ve işlevsiz olmaktadır.
Bir örnek ile bu durumu anlatmaya çalışalım; karşıdan karşıya geçerken bir yayanın araba tarafından ezildiğini gören bir kimse yıllar geçse bile karşıdan karşıya geçerken derin korku yaşayabilir, sevdiklerini aşırı derecede uyarabilir ve onları bunaltabilir. Sürekli bir tedirginlik içinde yaşamını sürdürmeye çalışan bu kimse belli bir zaman sonra sağlık problemleri yaşayabilir ve insanlar ile ilişkisi bozulabilir. Yakınlarını korumak isterken onlarla ilişkileri daha da kötü bir hal alabilir. Böylesi bir durumda bir uzman desteği almak hayatın işlevsiz olan akışısına normale çevirebilir.