Erkeklerin %60’ının, kadınların ise %50’sinin hayatlarının bir döneminde en az bir kere travmatik deneyimleme yaşadığını biliyoruz. Travmatik deneyimleme sonrası kişilerde güven duygusunun zedelendiğini gözlemliyoruz. Travmatik deneyimleme yaşayan bireyler içsel ve çevresel kaynakları ile bununla baş etme yöntemleri geliştiriyor. Buna rağmen travma sonrasında %20 oranında bireylerde TSSB ortaya çıkıyor. Bu oran travma cinsel içerikli olduğunda %45’lere ulaşıyor.
Hayat bütünlüğünün tehdit gördüğü süregelen travmalarda da bireyler ciddi oranda psikolojik rahatsızlık yaşıyorlar.
Travma sonrasında en sık rastlanan bozukluk depresyon olarak karşımıza çıkıyor. Kişi zorlu yaşantının ardında bazı sağlıksız baş etme yöntemleri kullandığında kaygı bozukluğu ve eşlik eden birçok farklı psikolojik rahatsızlık gelişebiliyor.
Kişinin hayat kalitesini ve yakın çevresi ile ilişkilerini önemli ölçüde bozan bu durumun tedavisinde çok etkili yöntemler bulunmaktadır.
Eğer travma deneyimlemiş birisine destek sunuyorsanız varlığınız bu kişi için çok kıymetlidir. Çünkü travma sonrası sunulan sosyal destek çok önemlidir. Bununla birlikte travma yaşayan birisine “artık bunları düşünme, unut gitsin” demek yerine onu bir uzmana yönlendirmeniz çok daha yardımcı olacaktır.